16:50 04-05-2026

2026'da Elektrikli Araç Satışları Düşerken Pazar Payı Arttı

Küresel elektrikli araç satışları 2026'nın ilk aylarında hız kesti. PwC verilerine göre, takip edilen 43 kilit pazarda ilk çeyrek satışları 2,7 milyon adedin biraz altına gerileyerek 2025'in aynı dönemine kıyasla yüzde 1 düştü.

Senelerdir çift haneli büyümeye tanık olan bir segment için bu, hissedilir bir yavaşlama anlamına geliyor. Elektrikli araçlar 2025 yılını neredeyse üçte bir artışla kapatarak tam gaz ilerliyordu. Şimdi manzara farklı: piyasa çökmedi ama uzun bir süredir ilk kez küresel ölçekte zayıflık gösteriyor.

Bu tablonun baş aktörü ise Çin. Dünyanın en büyük elektrikli otomobil pazarı olarak buradaki performans küresel rakamları doğrudan etkiliyor. PwC'nin hesabına göre, Çin'de ilk çeyrekte 1,32 milyon elektrikli araç satıldı; bir önceki yıla göre yüzde 20'lik bir düşüş söz konusu. ABD'de ise düşüş daha da sert: yüzde 23 azalarak yaklaşık 233 bin adede geriledi.

Avrupa cephesinde ise tam tersi bir görünüm var. AB ülkeleri, İngiltere, İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre'yi kapsayan bölgede elektrikli araç satışları yüzde 26 artışla 724 bin adede yaklaştı. Bu büyümede özellikle Almanya ve Fransa'nın güçlü talebi belirleyici oldu.

Mutlak sayılardaki düşüşe rağmen elektrikli araçlar geri adım atmıyor. Hatta küresel pazar payları yüzde 16'ya ulaşarak ilk çeyrek rekoru kırdı. Bunun basit bir açıklaması var: İçten yanmalı motorlu araç satışları çok daha sert biçimde, yüzde 8 oranında düştü. Yani elektrikli modellerin toplam hacmi azalsa da genel pazardaki ağırlıkları arttı.

PwC, Çin'deki gerilemeyi büyük ölçüde teşvik indirimleri gibi geçici faktörlere bağlıyor. Şirket, ülkedeki talebin güçlü kalmaya devam etmesi nedeniyle satışların ikinci çeyrek gibi erken bir dönemde toparlanacağını öngörüyor.

PwC ortağı Harald Wimmer ise şartlar zorlayıcı olsa da Avrupalı üreticilerin arayı kapatmayı başardıklarına dikkat çekiyor. Yeni modellerin teknoloji açısından olgunlaştığını ve tüketicilerde karşılık bulduğunu belirten Wimmer, bu durumun kendi iç pazarlarında şimdiden daha yüksek satış adetlerine yol açtığını, mevcut akaryakıt fiyatlarının yaratabileceği talep patlamasının da buna ek destek sağlayabileceğini söylüyor.

Avrupalı markalar için bu veriler cesaret verici olsa da asıl büyük sorular hâlâ yanıtsız. Özellikle yeni model çıkarma hızı ve agresif fiyat rekabetiyle öne çıkan Çinli rakipler karşısında, maliyetleri düşürme ve teknolojiyi güncelleme ihtiyacı ağırlığını koruyor.