06:22 19-01-2026
Dongfeng Lantu, Yunfeng tesisinde üretim hızını artırıyor
Dongfeng Lantu, Yunfeng tesisinde büyük çaplı bir modernizasyon gerçekleştirdiğini duyurdu. Hedef, dünyanın en büyük otomobil üreticileriyle kıyaslanabilir bir üretim hızına ulaşmak: her 40 saniyede bir araç.
Üretim Modernizasyonu ve Temel Hedefler
Şirket, yükseltme sonrasında ana hattın saatte 60 araç üreteceğini doğruladı. "Altın tesis" olarak adlandırılan bölümün kapasitesiyle birleştiğinde toplam üretim hızı saatte 90 araca çıkacak. Bu, Lantu'yu yüksek hızlı montaj üreticileri kategorisine yerleştiriyor. Bu durum, Çin'de elektrikli araçlara yönelik artan talep göz önüne alındığında oldukça önemli.
Yunfeng tesisi zaten benzersiz bir konuma sahip: ülkenin ilk tamamen yerelleştirilmiş yeni enerjili araç üretim hattı burada bulunuyor. Ekipman, yazılım ve kontrol sistemleri yerli olarak geliştirilmiş durumda. Bu durum, yabancı tedarikçilere bağımlılığı azaltırken tedarik zinciri dayanıklılığını da artırıyor.
Teknolojik Altyapı ve Kapasite Genişlemesi
Üretim kompleksi, presleme, kaynak, boya, montaj ve test aşamalarını kapsayan tam bir döngüyü destekliyor. Konveyör mimarisi, hem elektrikli hem de hibrit modellerin üretimine olanak tanıyor. Bu esneklik, kaynakların segmentler arasında verimli şekilde dağıtılması açısından kritik öneme sahip.
Lantu, tesisi 2025 yılında Dongfeng Motor Group'tan 723 milyon yuan karşılığında satın aldı. Tesisin temel kapasitesi yıllık 150.000 araç olup, bu rakamın 300.000'e çıkarılma potansiyeli bulunuyor. Eylül 2024'te ilk seri üretim Lantu Zhiyin aracı bu hattan çıktı. Aralık 2025'te ise tesis, sadece 26 gün içinde beş bininci Taishan modelinin üretimini gerçekleştirdi.
Piyasa Önemi ve Rekabet Dinamikleri
Üretim hızının artırılması, Lantu'nun hızla büyüyen elektrikli araç segmentindeki konumunu güçlendirmesine olanak sağlıyor. Şirket, teslimatları hızla ölçeklendirme ve müşteri bekleme sürelerini kısaltma yeteneği kazanıyor. Bu, markalar arasındaki rekabetin son derece yoğun olduğu Çin pazarında önemli bir avantaj sunuyor.
Üstelik, üretimin tamamen yerelleştirilmesi, uluslararası lojistikle ilişkili riskleri azaltırken markanın stratejik bağımsızlığını da pekiştiriyor.