Ford Çin'e güvendi, Washington ise hesabı bir anda değiştirdi

Ford Çin'e güvendi, Washington ise hesabı bir anda değiştirdi
B. Naumkin
Vlad Komarov
Yazar: Vlad Komarov

CATL ve Geely Ford'un maliyetlerini düşürecekti. Şimdi Washington baskıyı artırıyor ve şirketin Çin stratejisindeki üç kritik hattı sorguluyor.

Ford otomobilleri daha ucuz hale getirmek istiyordu. Şimdi bu tasarrufun siyasi bir bedeli var. Şirket daha temmuz ayında Geely ile ittifakını, araç başına maliyeti düşürmenin ve İspanya'nın Valencia kentindeki fabrikayı daha verimli kullanmanın yolu olarak anlatıyordu. Ancak 8 Eylül'de strateji bir anda soruna dönüştü: ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Ford'a Çin teknolojisi ve üretimine bağımlılığını azaltma çağrısı yaptı.

İtirazların listesi oldukça uzun. Bakanlık, Ford CEO'su Jim Farley'e gönderdiği mektupta Michigan'da LFP bataryaları üretmek için lisanslanan CATL teknolojisini, İspanya'daki Geely ortak projesini ve bazı Lincoln modellerinin 2030'a kadar Çin'de üretilmeye devam etmesini işaret etti. Reuters'a göre Washington, Ford'un BYD ile temasları konusunda da soru işaretleri taşıyor.

Hikâye tam da burada daha ilginç hale geliyor. Yakın zamana kadar Çinli şirketlerle iş birliği, Ford açısından öncelikle daha ucuz teknolojiye erişmenin ve maliyetleri azaltmanın bir yolu gibi görünüyordu. Michigan'daki batarya fabrikasını geliştirirken şirket, LFP kimyasını elektrikli otomobilleri daha erişilebilir hale getirme hedefiyle açıkça ilişkilendirdi. Tesis Ford'a ait, CATL ise teknolojiyi lisans yoluyla sağlıyor.

Ford yönetimin eleştirilerini reddetti. Şirket, ABD'deki fabrikanın sahibi olduğunu, operasyonları kendisinin yönettiğini ve çalışanları doğrudan işe aldığını vurguluyor. Başka bir deyişle Ford, bunun Çinli bir ortak girişim değil, sınırlı bir teknoloji anlaşması olduğunda ısrar ediyor. Projenin ABD'de yaklaşık 1.700 istihdamı desteklemesi bekleniyor.

Geely tarafında ise durum tamamen farklı. Ford ile Çinli grup Valencia fabrikasında gerçek bir ortak girişim kurma konusunda anlaştı: Ford %66, Geely ise %34 paya sahip olacak. Gerekli izinlerin ardından yapının 2027'nin ilk yarısında faaliyete geçmesi, yeni modellerin üretiminin ise 2028'de başlaması planlanıyor. Ford ortaklığı son derece pragmatik açıklıyor: Avrupa'da rekabet sertleşiyor ve üretilen her aracın maliyetinin düşmesi gerekiyor.

BYD hikâyesi ise çok daha belirsiz. Ortada tamamlanmış bir anlaşma yok. Ocak ayında yalnızca gelecekteki Ford hibritleri için olası batarya tedarikine ilişkin görüşmelerden söz edildi; seçeneklerden biri Çinli bataryaların ABD dışındaki tesislerde kullanılmasıydı. Bu nedenle BYD'yi şimdiden Ford'un tam teşekküllü ortağı saymak için erken.

Washington, Lincoln için daha önce açıklanan dönüşü bile fazla yavaş buluyor. Ford bazı modellerin üretimini Çin'den ABD'ye ancak 2030'da taşımaya başlamayı planlıyor. ABD pazarı için Lincoln Nautilus şu anda Çin'de üretiliyor ve planlanan değişime hâlâ birkaç yıl var.

Şimdilik Ulaştırma Bakanlığı'nın mektubu hiçbir şeyi yasaklamıyor; ne CATL anlaşmasını ne de Geely ile İspanya'daki projeyi iptal ediyor. Ancak Ford için oyunun kuralları şimdiden değişti. Batarya, teknoloji ve üretimdeki tasarruflar artık yalnızca tarifeler ve üretim maliyetleriyle değil, ABD'deki doğrudan siyasi baskı riskiyle de karşılaştırılmak zorunda.

Peki şimdi ne olacak? İzlenmesi gereken üç hat var. Ford mevcut CATL lisans modelini koruyup korumayacağına, BYD ile görüşmelerin sürüp sürmeyeceğine ve Geely ortak girişiminin 2027'de planlanan başlangıç öncesinde gerekli tüm izinleri alıp alamayacağına karar vermek zorunda. Bu kararlar Ford için hangisinin daha ağır bastığını gösterecek — Çin kaynaklı tasarruf mu, Washington'ın talepleri mi.

Son haberler