Premium segment yine ağır bir tokat yedi. Tarantas News muhabirlerinin incelediği yeni DiscoverCars anketi, sürücülerin yıllardır homurdandığı şeyi bir kez daha doğruladı: Dünyanın dört bir yanından 713 sürücü, agresif sürüşü tereddütsüz pahalı markalarla özdeşleştiriyor. Birincilik de tahmin edileceği üzere BMW’nin.
Katılımcıların tam %58’i Bavyera markasını saldırgan sürüş tarzıyla ilişkilendiriyor. Bu artık öne geçmek değil, resmen ezici bir üstünlük. İkinci sırada %30 ile Audi, ardından %14 ile Land Rover ve %12 ile Tesla geliyor. Volkswagen, %11 ile ilk beşi kapatıyor; premium logolar arasındaki tek halk markası o. Sonrası tam bir uçurum: Mercedes %3, Toyota %2, Mazda, Ford ve Volvo ise birer %1’de kalıyor. Tesadüf mü? Pek sayılmaz.
Ülke sıralamasında katılımcılar, kendi sürücülerinin saldırganlığını 1’den 5’e kadar puanladı. Şampiyon hiç kimseyi şaşırtmadı: İtalya, 3,5 puanla. ABD ve Yeni Zelanda 3,4 puanla baş başa giderken Birleşik Krallık 3,0’da kaldı. Fransa ve Hollanda’ya 2,9, Kanada’ya 2,8 puan verildi. Ankette en sakin ülke ise 2,7 puanla Avustralya çıktı.
İtalya, yolcu hatıralarında da liderliği bırakmıyor: Katılımcıların %23’ü, direksiyon başında en çok agresyonla karşılaştığı ülkenin İtalya olduğunu söyledi. Birleşik Krallık %11, ABD %9 oy aldı; New York ise ayrıca anıldı. Görünüşe göre sarı taksilerin kaosu yalnızca Scorsese filmlerinde iz bırakmamış.
Peki sürücüleri en çok ne çileden çıkarıyor? Yanıt utandıracak kadar sıradan — ve tam da bu yüzden can yakıcı: Katılımcıların %56’sı, sinyal kullanmayan sürücüleri görünce kontrolünü kaybediyor. Onları %46 ile tampona yapışanlar, %43 ile sol şeritteki kaplumbağalar, %39 ile telefona dalanlar ve %20 ile sebepsiz ani fren yapanlar takip ediyor.
Aslında araştırma “kötü” markaları ya da ülkeleri anlatmıyor. Yol kalıplarının ne kadar inatçı olduğunu — ve bir markanın itibarının reklamlarda değil, yanınızdaki sürücünün dikiz aynasında oluştuğunu hatırlatıyor. Birinin kara listesine girmek istemiyorsanız, işe sinyalden başlayın. Bedava.