Mercedes-AMG, elektrikli araç portföyünü üçüncü bir modelle genişletiyor: 1.000 beygirin üzerinde güç sunan yüksek performanslı bir coupe-crossover. Bu yeni araç, 2027'de piyasaya sürülecek ve gelecekteki bir AMG super-SUV'uyla platformunu ve güç aktarma organı mimarisini paylaşacak.

Yeni AMG SUV Coupe Hakkında Bildiklerimiz

Autocar'a göre, coupe varyantının tanıtılması kararı, SUV'ların AMG'nin küresel satışlarının yarısından fazlasını oluşturmasından kaynaklanıyor. Model, aynı zamanda bayrak elektrikli super-SUV'u ve GT XX konseptinin üretim versiyonunu da taşıyacak olan AMG.EA platformu üzerine inşa edilecek.

Üç model de yuvarlak hücreli yeni nesil bir pil, 800 voltluk bir elektrik mimarisi ve üç motorlu bir güç aktarma organına sahip olacak: biri ön aks, ikisi arka aks. GT XX prototipinde bu düzen 1.341 beygire kadar güç sağladı, bu da üretim SUV Coupe'ın 1.000 beygiri aşması beklentilerini oluşturuyor.

AMG'nin Stratejik Dönüşümü ve Liderlik Değişimi

AMG CEO'su Michael Schiebe, SUV'lara odaklanma stratejisini vurgulayarak, premium crossover'lara yönelik küresel talebin, güçlü elektrikli SUV'lar da dahil olmak üzere spor bir coupe varyantına doğru portföyü genişletmek için mantıklı bir itici güç olduğunu belirtti.

Aynı zamanda bir liderlik geçişi yaşanıyor: Schiebe, Maybach ve G-sınıfını denetleyecek olan Mercedes-Benz Top End Vehicle Group'un başına geçerken, Stefan Winkelmann 1 Temmuz itibarıyla AMG'nin CEO'su olarak görevi devralacak.

Bu Modelin EV Segmenti İçin Anlamı

1.000 beygirlik bir AMG SUV Coupe'ın gelişi, premium elektrikli crossover'lar için yeni bir standart belirliyor. Bu model, gelecekteki Porsche EV'leriyle rekabet edecek ve AMG'nin yüksek performanslı elektrikli araç üreticisi olarak konumunu güçlendirecek.

2027'nin ikinci yarısında piyasaya sürülecek bu lansman, AMG'nin elektrikleşme yolculuğunda önemli bir adımı temsil ediyor. Üç motorlu sistemi, 800 voltluk mimarisi, AMG.EA platformu ve SUV pazarına odaklanmasıyla, üst düzey elektrikli crossover'lar arasındaki rekabet ortamını önemli ölçüde etkileyeceği öngörülüyor.