Bunu kimse beklemiyordu: BMW son güvenlik açıklamasını laboratuvar testleriyle değil, gerçek dünya verileriyle destekledi. Sadece bir ayda, verilerini paylaşmayı kabul eden sahiplerine ait 1,3 milyon önceki nesil BMW, Avrupa'da 1,6 milyar km yol kat etti. Sistemler yaklaşık 8 milyon uyarı verdi ve 243.977 kez kendi başına müdahale etti; fren yaparak ya da direksiyona müdahale ederek. Basit hesap: her 200 km'de bir uyarı, her 6.600 km'de bir aktif müdahale. Ve uyarıların yalnızca %3'ü gerçekten aracın kontrolü devralmasıyla sonuçlandı. Baştan belirtelim: bu, BMW'nin olası çarpışmalara ilişkin kendi verileri, kayıtlı kazaların bir veri tabanı değil.
Neue Klasse bu senaryoları daha da ileri götürüyor. Acil durum direksiyonu artık şerit içinde bir engelden kaçabiliyor veya aracı yandan gelen bir çarpmadan uzaklaştırabiliyor, Emergency Brake Assistant kaçınma manevrası desteği kazandı, park sistemi ise artık sadece arkadaki değil, yandaki engeller için de fren yapabiliyor. Ayrı bir fonksiyon, pedal karıştırmalarını izliyor: 2 km/s altındaki hızlarda bir engel bir metreden yakınsa ve sürücü aniden gaza basarsa, araç sadece duruyor. Bu senaryolar BMW'nin kendi tanıtım videosunda gösteriliyor.
Tüm bu ADAS mantığı artık tek bir sıvı soğutmalı beyinde toplanıyor: önceki mimariden yaklaşık 20 kat daha güçlü işlem gücüne sahip “Superbrain of Automated Driving”. Ama işte paradoks tam burada: sistem akıllandıkça BMW sürücüyü süreçten çıkarmak istemiyor, tam tersi. Bahis tam otonomluk yerine Level 2 ile Symbiotic Drive'ın birlikte çalışmasına oynanıyor; bilinçli bir direksiyon hareketi, açık bir sinyal ya da omuz üzerinden bakış, aracın bilinçli bir manevrayla hatayı ayırt etmesine yardımcı oluyor.
Kapı güvenliği konusu artık iki yönlü bir mesele haline geldi. Çin pazarına özel iX3'te BMW, daha sıkı acil durum erişim kurallarına uymak için kapı kollarını yeniden tasarlamak zorunda kaldı. Şimdi Avrupa mimarisi tam tersi sorunu çözüyor: kapının çok erken açılmasını engellemek.