Tesla, Avrupa'da Full Self Driving (FSD) sistemini, bölgesel kısıtlamaları atlayarak aktif edilen araçlarda devre dışı bırakmaya başladı. Bu durum, yazılım güncellemeleriyle uzaktan erişimi kısıtlayarak, sistemin yalnızca yasal onaylı koşullarda kullanılmasını sağlıyor.

Teknik olarak, Avrupa'daki Tesla araçları, ABD modelleriyle aynı donanıma sahip. FSD'nin engellenmesi, tamamen mevzuat kaynaklı; sistem, araçların konumuna göre kilitleniyor. Bazı sahipler, üçüncü taraf yöntemlerle sistemi erken etkinleştirmişti. Şimdi Tesla, bu araçlara doğrudan bildirimler göndererek yeni yazılım yüklemelerini zorunlu kılıyor. Güncelleme sonrası araçlar tamamen çalışır durumda kalıyor, ancak gelişmiş otonom sürüş özelliklerini kaybediyor. Hatta bazı durumlarda, uzaktan sistem yeniden başlatmaları gözlemlenmiş; bu da Tesla'nın yazılım üzerindeki tam kontrolünü doğruluyor.

Bu adım, FSD'nin Avrupa'da onaylanması beklentisiyle doğrudan bağlantılı. Hollanda düzenleyicisi, teknolojinin ne zaman piyasaya sürülebileceğini belirlemede kilit rol oynuyor. Sistemin izin verilen koşullar dışında kullanılması, sertifikasyon sürecini zorlaştırabilir; bu nedenle Tesla, önleyici bir hamle yapıyor.

Bu durum, modern araçların üretici yazılım kontrolüne nasıl giderek daha fazla bağımlı hale geldiğini gözler önüne seriyor. Tesla, özellikleri "havadan" ekleyebildiği gibi, kurallar dışında kullanıldığında aynı hızla kaldırabildiğini de kanıtlıyor.